21 Temmuz 2010 Çarşamba

kimler geldi iyinet frmtr trkygnclr ve webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

Gazprom Gaz Sevkiyatını Artırdı
İran'dan Türkiye'ye Doğalgaz Sevkiyatının Yapıldığı Boru Hattında Yaşanan Patlamanın Ardından Doğalgaz Sevkıyatı Durdu. Botaş, Gazprom'dan Hasarın Tamamen Giderileceği Zamana Dek Mavi Akım Hattından Rus Doğalgaz Sevkıyatının Artırılmasını İstedi.




Bu Haberi Paylaş:




■ İran haberleri
■ Botaş haberleri
■ Rusya haberleri




İran'dan Türkiye'ye doğalgaz sevkiyatının yapıldığı boru hattında yaşanan patlamanın ardından doğalgaz sevkıyatı durdu. Botaş, Gazprom'dan hasarın tamamen giderileceği zamana dek Mavi Akım hattından iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması sevkıyatının artırılmasını istedi. Daha önceki taleplere de olumlu karşılık veren Gazprom yarından itibaren Türkiye sevkıyatını 14 milyon metreküpten 22 milyon metreküpe çıkaracak.

Gazprom'dan yapılan açıklamada, "Türk tarafının isteği uyarınca Türkiye'ye olan gaz sevkiyatını günlük 14 milyon metreküpten 22 milyon metreküpe çıkardı. Botaş'ın 22 Temmuz 2010 tarihinde (yarın) alacağı gaz miktarı 32 milyon metreküpe ulaşacak." bilgisi yer aldı.

Botaş bundan önce de günlük azami yükümlülüğün üzerinde gaz tedariki talebinde bulunmuş, Gazprom da teknik şartlar iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması doğalgaz hacmini artırma yoluna gitmişti. Gazprom açıklamasında şu bilgilere yer verdi: "Türkiye son yıllarda Rus doğalgazının ikinci büyük alıcısı durumunda. Rusya'dan Türkiye'ye doğalgaz sevki 20 yıl kadar önce başlamış, 2009 yılında Türkiye'ye 19.98 milyar metreküp doğalgaz ihraç edilmiştir."


kaynak: iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

18 Temmuz 2010 Pazar

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması özel mahkemeleri

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması özel mahkemeleri

Anayasa Mahkemesi’nin Tam Gün Yasası’nın bazı hükümlerini iptal eden kararından sonra uygulama nasıl olacak? Sağlık Bakanı Recep Akdağ, dünkü görüşmemizde bu soruma şu yanıtları verdi:

“1- Anayasa Mahkemesi kararının farklı yorumlanması diye bir konu yok. Muayenehane açma konusunda durum gayet açık. Karar şunu gösteriyor, üniversitede öğretim üyesi olan doktorlar muayenehane açabilecekler. Ancak, muayenehanelerine tam gün çalıştıktan sonra gidebilecekler. Üniversitede 8 saat normal mesailerini tamamlayacaklar sonra ikinci iş olarak muayenehanelerine gidebilecekler.

2-
Devlet hastanelerinde çalışan doktorlar ile askeri doktorlar ise, muayenehane açamayacaklar, açmış olanlar varsa onlar da 31 Temmuz’a kadar ya kapatacaklar ya da hastaneden ayrılacaklar. Sivil alanda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na veya Silahlı Kuvvetler Personel Kanunu’na göre çalışan hekimlerin hem hastanede hem muayenehanede çalışmaları artık mümkün değil.

3- Devlet hastanelerinde çalışan doktorlar ile askeri doktorların ikinci iş yapabilmelerine, diğer deyişle muayenehanede veya özel hastanelerde çalışabilmelerine izin veren bir kanun vardı. Devlet memurlarının ikinci bir iş yapmaları yasaktır. Bu kanun sadece doktorlar için bir istisna getiriyordu. Biz Tam Gün Kanunu’na bir madde koyarak bu kanunu kaldırdık. Bu istisna kalkmış oldu. Anayasa Mahkemesi de bu kanunu yürürlükten kaldıran maddeyi iptal etmedi. Bu halde TTB’nin iddia ettiği gibi bu doktorlar hem hastanede çalışıp hem muayenehane açamazlar.”

“Erken çıkanı bildiririm”
Akdağ, Tam Gün Kanunu’nu sosyal devlet anlayışıyla çıkardıklarını, oysa TTB ve CHP’nin muayenehane hekimliğini savunduğunu, böylece mitinglerde açtıkları, “sağlık hizmeti satılamaz” pankartlarıyla ters düştüklerini belirtti. Sağlık Bakanı, “Muayenehaneyi savunuyorlar, muayenehanede ne yapılıyor, sağlık satılmıyor mu?” dedi.

Akdağ, muayenehane açacak veya açmış olan üniversite hocalarıyla ilgili olarak da şöyle konuştu:

“Biz Tam Gün Yasası’yla üniversitelerdeki yarım zamanlı çalışma statüsünü de kaldırdık. Anayasa Mahkemesi bu hükmü de iptal etmedi. O halde üniversitedeki tıp hocaları, ancak tam gün çalıştıktan sonra muayenehanelerine gidebilirler. Önceden yarım gün çalışıp öğleden sonra gidiyorlardı. Şimdi gidemeyecekler. 8 saat mesai yaptıktan sonra gidebilecekler. Yani saat 5’ten sonra. Saat 5’ten 5 dakika önce çıkan hocayı YÖK’e bildireceğim. Ben bu konudaki mücadelemi sürdüreceğim. Eğer vatandaştan bu yönde şikâyet alırsam hemen o hocayı YÖK’e bildiririm.”

NOT: CHP’nin itirazı
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in, “250. maddeye dayalı özel mahkemeleri CHP’yle birlikte çıkardık” sözünü dün aktarmıştım. CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, dün arayarak bu sözlere itiraz etti. Öztürk, CMK’nın 250. maddesi görüşülürken CHP’nin bu maddeye karşı konuştuğunu, DGM’lerin kaldırılmasından sonra yerine özel yetkili mahkemelerin kurulmasının aynı anlama geldiğini, bu nedenle de 250. maddenin Ak Parti oylarıyla geçtiğini bildirdi. 250. maddenin tartışıldığı oturuma ilişkin TBMM tutanaklarını da gönderdi.

Tutanaklarda CHP grubu adına konuşan Malatya Milletvekili Muharrem Kılıç, Ak Parti grubunun 250. maddeyi aceleye getirerek geçirdiğini, ancak 251 ve 252. maddelerin görüşülmesinden sonra, bu maddenin tekrar müzakere edilmesi talebinde bulunuyor ve özel yetkili mahkemelere CHP grubunun karşı olduğunu söylüyor. Kılıç’ın eleştirilerine ise, dönemin Adalet Bakanı olarak Cemil Çiçek yanıt veriyor.

3 Temmuz 2010 Cumartesi

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması -
iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

40 yıl daha İstanbulluları taşıyacak

40 yıl daha İstanbulluları taşıyacak

Neredeyse enkaza dönüşüp, sefere çıkamaz haldeyken yenilenen 'Emin Kul' adlı şehir hatları vapuru, yeniden hizmete girdi.

Jilet olmayı beklerken yenilenen Emin Kul, 40 yıl daha İstanbul Boğazı'nda vatandaşlara hizmet verecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilenen 'Emin Kul' adlı şehir hatları vapuru düzenlenen törenle yeniden hizmete alındı. İDO Kadıköy İskelesi'nde düzenlenen törene İBB Başkanı Kadir Topbaş, İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, İETT Genel Müdürü Hayri Baraçlı, gemiye ismini veren eski siyasetçi Emin Kul'un eşi Saniye Kul, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Törende konuşan İBB Başkanı Kadir Topbaş, 1 Temmuz'un Kabotaj bayramı olduğunu hatırlattı. Kabotaj'ın denizlerdeki egemenlik haklarının kullanım haklarının tekrar geriye alınması anlamına geldiğini aktaran Topbaş, bayramın bu nedenle çok önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin bir deniz ülkesi, İstanbul'un ise bir deniz kenti olduğunu belirten Topbaş, "Tabi bayram yapabilmemiz için denizden ne kadar istifade ediyorsunuz, denizden ne alıyorsunuz, ne veriyorsunuz. Bunların çok iyi kurgulandığı takdirde bayram etme hakkınız olur ve bayram edersiniz. Yoksa rutin bir denizcilik bayramı diye protokolden ibaret bir sistem geliştirirsiniz. İstanbul geçmişten günümüze kadar gerçekten denizi çok iyi kullanmış bir şehirdir. Deniz kenti olma özelliği zaten 8 bin 500 yıllık yerleşik tarihin temelinde de bir deniz kenti olması geçmekte. İnsanoğlu geçmişte yerleşim alanları tercih ederken dere kenarları nehir kenarları ve deniz kenarlarını tercih etmişlerdi." dedi.

Dünya nüfusunun yüzde 65'inin şehirlerde yaşadığını ancak yüzde gelecekte bu rakamın yüzde 75'e ulaşacağını aktaran Topbaş, şehir nüfusunun artmasıyla şehir insanının beklentilerinin de arttığına belirtti.

İstanbul'un 14 milyonluk nüfusuyla Avrupa'nın 23 ülkesinde daha büyük olduğunu aktaran Topbaş, şehrin sorunlarını çözerken bir yandan da deniz şehri olması açısından büyük yatırımlar yaptıklarını belirtti.

Denizcilik konusunda şimdiye kadar 700 milyon liralık yatırım yaptıklarının altını çizen Topbaş, "Şu anda günde 82 iskele, 105 gemide, bin 300 sefer yapıyoruz. Yılda 100 milyonun üzerinde insan taşıyoruz. 6 -7 milyon civarında araç taşımaktayız. Dünyanın en çok insan taşıyan hizmet veren deniz işletmeleri İDO" diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmadan önce İskele ve vapurların durumnun hiç de iyi olmadığını aktaran Topbaş, "Çok ciddi sıkıntılar yaşanmaktaydı. Şimdi gemilerimizi klimalı hale getiriyoruz. Tertemiz her gün dezenfekte ediliyor." dedi.

Şehir hataları vapurlarının şehrin kimliğini ifade eden gemiler olduğunun altını çizen Topbaş, "Sayın genel müdürüme, 'Mevcutları ne kadar ihya edebiliriz? Bu çalışmayı yapalım, yenilerini ihtiyacımız var onları alalım.' dedik. Zannediyorum 35 tane gemimizi rehabilite ettik. Artık hurdaya çıkacak gemilerden yedisi 40 yıl daha hizmet edecek." açıklamasını yaptı.

1 Temmuz 2010 Perşembe

Şimdi üç beş akşamdan kalmacı sabaha

Şimdi üç beş akşamdan kalmacı sabaha sızmacı elit( !) zihniyet için minareyi çaldınız kılıfını nereye geçireceksiniz merak ediyorum diyordu Feride!
İmzalı tesbih istiyorum Tarkaaan!

DJ Tan: Sıradaki ezan İzmirli Cankut’a ve tüm sevdiklerine gidiyorrrr. Hemen sonrasında akşam trafiğine yakalanmış dinleyecilerimiz için Serdar Ortaç’tan akşam ezanını dinleyebilirsiniz. Haydi Gençlik namaza elleri kıyamda görmek istiyoruz!

Bir tarafta tüm detone müezzinlerin minarede sahne almasına göz yuman Diyanetimiz diğer tarafta ezan sesini Reina’daki cıvık cıstak tempoyla bir tutup sınırlama getiren sınırlı zekalar!

Bir tarafta İzmir ahalisinin minareden ezan söktüren yırtıcılığı, diğer tarafta bu yırtıcılığı 81 ilde yayvanlaştırıp çağrıya ayar getirten hassas halk!

Gürültü denetimi altında ezanı da şantiyedeki moloz seslerine denk tuttunuz ya ezanı da Reina’daki sarışınları zıplatıp âleme akıtan yaylı Pazar şarkılarıyla bir tuttunuz ya bravo size!

Okunma süresi beş dakikayı geçmeyen ezanın da ayarlarıyla oynayıp dijital kafaların kulak eşiğine indirdiniz ya bravo Bravo! Bu ne hassasiyettir! Ezan bayrak toprak üzerinden vatana paha biçen mümtaz şahsiyetlerin uğruna savaştıklarına Nişantaşı Kadıköy’ün kulak estetiğini bozmamak adına ayar çekin bakalım!

Oldu olacak isteyen dinlesin isteyen dinlemesin anketi oluşturup çatılara ezan uyduları yerleştirin. Olmadı sabah uykusunu alamamış pijamalı palyaçolar minareye yastık atsın “ kesin şu zımbırtıyı” diye bağırsın! Cumhuriyetin yegâne yorgun fişekleri teyzelerimiz hani şu apartman yöneticiliğinden başka hiçbir yerde yönetici statüsü alamamış biçare sarışın konvoy müdürleri! Dilekçelerini laiklik adına Diyanetin şikâyet kutusuna arzı endam etsinler! Yeter artık!

Birileriniz ramazanda darbe iştahını iftar saatlerine boca ettirerek mahyalarını astırdı birileri postalın altında cüppe ezikliği yaşadı şimdi de kısık sesle okunan ezana çevre duyarlılığı pespayeliği altında boyun eğiyorsunuz yazıktır! Bu ne kastırmaca ne burjuva ne modern bir çözümdür Tanrım(!) Şimdi üç beş akşamdan kalmacı sabaha sızmacı elit( !) zihniyet için minareyi çaldınız kılıfını nereye geçireceksiniz merak ediyorum diyordu Feride! Diyanette uyusun! Hâlâ nefes kullanmayı bilmeyen konuşur gibi ezan okuyan “Esselatu hayrun minen nevm” derken neredeyse minarede uyuyakalacak bazı müezzinlerin seslerini bize muhatap kılmaya devam etsin! Bu durumda bir zaman iki namaz israfı var halkım! Biri ezanı gürültüden sayıp halkı böyle bir uygulamadan haberdar etmek için harcanan zaman israfıdır diğeri de diyanetin güzel ses nakline ihtiyaç duymayıp kötü sesle naklen ezan okuyan müezzinler yüzünden ibadet hazzına erememişlere yaşattığı namaz israfıdır! İsrafın hükmünü de varın siz düşünün ey halk!