30 Mayıs 2010 Pazar

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Yahya Dede Paşa


Yahya Dede Paşa (Mutasarrıf)

Ahıska (Çıldır) Atabekleri soyundan olup babası Mehmet Akif Beydir. 1878-1879 Osmanlı-Rus Savaşında Ardanuç Kaymakamı ve yerli Asakir-i iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Taburu Kumandanı olarak hizmet etti. Savaştan sonra Bursa’ya yerleştikten sonra Mardin, Maraş, Sinop, Antalya, Isparta, Urfa Mutasarrıflıklarında bulundu. Maraş-Zeytun’daki isyancı Ermenileri ıslah etti. 1900 yılı içerisinde izinli olarak İstanbul’da istirahatta iken İşkodra Valiliğine tayin edildiği kendisine bildirilmesinden çok kısa zaman önce ölmüştü. Mezarı Fatih Türbesi mezarlığındadır.

Yahya Dede Paşa, Topçu Birinci Feriki (Orgeneral) iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması'nın amcasıdır. Yahya Dede Paşanın oğullarından biri eski kaymakamlardan Ali Munis Atabek, diğeri de Ahmet Enis Atabek’tir. Ahmet Enis Beyin oğlu, ünlü yazarlardan Selahaddin Enis Beydir. [M.A. Özder; Artvin ve Çevresi, s.86 * M.A. Özder-A. Aydın; s.9-10]

23 Mayıs 2010 Pazar

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması



iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması şey çok güzel gidiyordu. 2 ay olmuştu Azra ile ilişkileri. Azra için de her şey yolundaydı. Azra ile Emre İnternette tanışmışlardı. Herkesin “Bu ilişki yürümez” sözlerini hiç dikkate almadan 2 ayı bitirmişlerdi. Bildiklerini yaptılar ve çok da mutlu oldular. Emre Türkiye’de Azra Bulgaristan’da yaşıyordu.
Emre sevgilisinin Türkiye’ye gelme ümidiyle yaşıyordu. Nasıl olsa gelecek deyip günleri tüketiyordu. Emre kıskanç biriydi. Azra da genellikle kıskanır ama sevgilisine güveni sonsuzdu. Aslında içten içe kıskanılmak isterdi Azra. İnsanoğlu için genellik hoşa gider kıskanılmak. Emre üniversitede okuyor, Azra ise Bulgaristan’da dans hocalığı yapıyordu. Biri internete gireceği zaman mesaj gönderip buluşurlardı. Yine bir gün muhabbet ederlerken Azra 2 gün internete giremeyeceğini söyledi. Neden olarak da arkadaşlarıyla birlikte dağ evine gideceklerini iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması açıkladı. Emre sevdiğini iki gün göremeyeceği için bu duruma üzüldü.
Üzüldü üzülmesine ama belli etmedi. Ama Emre kıskançtı “Kim kim gidiyorsunuz” dedi. “Arkadaşlarımla” dedi Azra “Hem kuzenim de gelecek Yeliz”. Emre Yeliz’i Azradan önce tanımıştı araları çok iyiydi. Yeliz’in olması Emre’nin az da olsa yüreğine su sermişti. Ne yani Azra’ya güveni yok muydu? Hayır tabiki vardı. Emre fark etmeden “Bak bu arkadaşlık aşka dönüşmesin, ne de olsa iki gün aynı evde kalacaksınız?” dedi. “Saçmalama normal arkdaşlarım onlar, asla öyle bir şey olmaz” dedi öfkeyle karışık Azra. Bu yanıt Emre’yi biraz rahatlatmıştı. Ertesi gün Azra’nın yokluğunda Emre internete girmedi. Kitap okumaya çalıştıysa da sevgilsi aklından çıkmadı. Her kelimesinde sevdiğininiyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması belirdi. Bir gün de özlemişti onu. Vakit çok nazlıydı bugün. http://askhikayeleri.ufoss.com/
Telefonu çaldı arkadaşlarının dolaşma teklifini kabul etti. Hem böylece zaman da geçerdi. Ertesi gün Emre’nin sevgilisine olan özlemi daha da arttı. Artık bir şeyin farkına varmıştı Azra’yı çok seviyordu. Emre bu günü de sevgilisi ara ara aklına gelse de arkadaşlarıyla geçirdi.
Emre yatağına uzandığında “Acaba” dedi. “Acaba ben de benim onu özlediğim kadar özleniyor muyum?” Zor bir soruydu kendisi de kabul etti. Nihayet sabah olmuştu. Emre her sabah yaptığı meşhur –Azranın her zaman söylediği- kahvaltısını yapmadan internete girdi. Azra’ya kavuşabilecek olmanın ateşiyle yanıyordu. Evet evet Azra da interetteydi. “Merhaba canım” dedi Emre heycanlıydı. “Selam canım” diye karşılık verdi Azra. Emre, “Seni o kadar özledim ki iki gün geçmek bilmediği. Yokluğunda öğrendim varlığının kıymetini (Bu sözü kendisi de beğendi.) dedi sonra. “Bende canım” dedi Azra.
“Sanki uzun bir süredir konuşmuyoruz gibi hissediyorum kendimi” diye devam ettirdi sözlerini. Bu söz içten içe hoşuna gitmişti Emre’nin. “Nasıl geçti?” diye sordu Emre. “iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması. “Sen neler yaptın?” diye sordu Azra. “Seni özlemekten başka bir şey yapmadım” diye cevap aldı. “Annemle çok büyük kavga ettim” dedi tekrar Azra. “Bıktım artık bir gün kaçacam bu evden her şeye karışıyorlar para da vermeyeceklermiş” diye devam etti. Emre Azra’nın bu yorumuna kızdı evden kaçma gibi bir cahilliği asla yapmaması gerektiğini, annesinin bir şeye canın sıkkın olabileceğini söylese de Azra pek oralı olmadı.
“Canım bir şey konuşmamız gerek dedi Azra.” Emre’ye heycan bastı. Emre’nin ateşi yükselirken Azra devam etti. “Bak canım sana yalan söyleyecek değilim. Dağ evinde bir arkadaş benden hoşlandığını söyledi. Ben de şaşırıdm arkadaş olduğumuzu söyledim. Israr edince de düşünmem gerektiğini belirttim.” Kelimeler Emre’nin beyninde zincirleme kaza yapmışçasına vuruyordu. Emre’nin kafası fren iziyle doldu. Çok sinirlendi iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması çalıştı ama ellerinin titremesinde harfleri tutturamadı.
Yazmadığı her saniye Azra’nın yazdıklarını tekrar okuyarak geçiyordu bu onu daha da deli ediyordu. Daha baştan biliyormuş da ondan uyarmış gibiydi. İnanılır gibi değildi. Delicesine sevilirken bu yapılamazdı. “Hayır olmaz” diye geçirdi içinden Ama kelimeler gözüne girecek şekilde duruyordu. Bişeyler yazmalıydı parmakları hafif hafif klavye üzerinde hareketlendi. “Yazık!” dedi. “Yine aşkın b.ktan kısmı bana kalan. Farklı zamanda farklı duygular sırasında geldiğin için farklı sanmıştım seni. (bu söz de güzeldi ama bir yere kaydetmenin zamanı değildi.) Ben seni çok sevmiştim. Sen de diğerleri gibi yalanmışsın. Artık yapabilecek bişeyim yok. Tüm yaşanılmışlar için teşekkür ederim mutluluklar… Ama ben seni gerçekten çok sevdim…” deyip hızlıca laptobunun kapağını kapattı. Kan beynine sıçramış gibydi bir süre kıpırdamadı öylece baktı. Arkadaşlarına da hiç bişey anlatamazdı artık bıkmışlardı ayrılıklarından. Bu 4. terkediliş olmakla beraber, 3 tane de ihanete uğramıştı. Azra’yla beraber olmaya başladığından itibaren geçmişi az da olsa unutmuştu. http://askhikayeleri.ufoss.com/
Emre’nin sorunları vardı bunlar iyice kendini belli ediyordu. Eski Emre yoktu. Her şeye sinirlenen bağıran çağıran bir Emre vardı. 5 gün girmedi internete. Psikologuna daha sık gider oldu. Ailesinin neler olduğu konusunda sıkıştırmaları nafileydi. 1 aya yakın geçen zamanla internetle ilişkisini kesmişti. Üniversitede gruplara takılıyordu. Bağımlılık hap yapan ilaçlar kullanmaya başladı. Üniversitede yaptıkları bir kavgada kolu kırıldı. Emre bu 1 ay da hiç eve uğramaz oldu. Parasız kalıp da cep telefonunu sattığı için ailesi ulaşamıyordu. Zaten ulaşsa da pek bir şey değişmez gibiydi. Bir zamanlar en sevmediği müzik türü olan metal müzik de dinlemeye başladı. Emre kendini tanımıyor, tanımak için uğraşmıyordu. 2 ay hiç internete girmedi. Azra’yı unutmuş hissediyordu. Hani, …
Bu arkadaşlık aşka dönüşmesin sonra değip de bunun “imkansızlık” şeklinde cevap veren Azra’yı… Sözünde durmayan insanı. Unutmuştu onu. 2 ayın sonunda uyuşturucu haplara olan bagımlılığı iyice arttı. Her gün bir yerde kalıyordu. Ne evi belli ne yatağı. Bir gece de Mustafa’nın evinde kaldı. Beyni uyuşuk Mustafa internet başında şuusuzca bakmaktan vazgeçip yatağına gittiğinde, Emre 2.5 ay sonra ilk defa internetle karşı karşıya kalıyordu. Saat 3.47’de maillerini kontrol etmek istedi.
Mailinde 11 tane yeni mail vardı. Hepsi Azra’dan gelmişti. Emre ilk gelen maile tıkladı o an soğuk soğuk terledi. Beyaz sayfa ekranla birlikte Emre’nin yüzünü de aydınlattı:
“Canım annem çok moralimi bozmuştu Ben de biraz seni kızdırmak istedim hepsi şakaydı. sanırım berbat oldu affet beni offfffff.”iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Emre öylece kalakaldı. Terkedildiği an gözlerinin önüne geldi. Her şey çok garipti. “Aşklar” dedi “Çok garip… Başlayıp ve bitişler çok garip… İnsanlar çok garip… Azra çok garip…”
Emre diğer mailleri okumaya cesaret edemedi…

Emre’ye göre her şey çok güzel gidiyordu. 2 ay olmuştu Azra ile ilişkileri. Azra için de her şey yolundaydı. Azra ile Emre İnternette tanışmışlardı. Herkesin “Bu ilişki yürümez” sözlerini hiç dikkate almadan 2 ayı bitirmişlerdi. Bildiklerini yaptılar ve çok da mutlu oldular. Emre Türkiye’de Azra Bulgaristan’da yaşıyordu.
Emre sevgilisinin Türkiye’ye gelme ümidiyle yaşıyordu. Nasıl olsa gelecek deyip günleri tüketiyordu. Emre kıskanç biriydi. Azra da genellikle kıskanır ama sevgilisine güveni sonsuzdu. Aslında içten içe kıskanılmak isterdi Azra. İnsanoğlu için genellik hoşa gider kıskanılmak. Emre üniversitede okuyor, Azra ise Bulgaristan’da dans hocalığı yapıyordu. Biri internete gireceği zaman mesaj gönderip buluşurlardı. Yine bir gün muhabbet ederlerken Azra 2 gün internete giremeyeceğini söyledi. Neden olarak da arkadaşlarıyla birlikte dağ evine gideceklerini Emre’ye açıkladı. Emre sevdiğini iki gün göremeyeceği için bu duruma üzüldü.
Üzüldü üzülmesine ama belli etmedi. Ama Emre kıskançtı “Kim kim gidiyorsunuz” dedi. “Arkadaşlarımla” dedi Azra “Hem kuzenim de gelecek Yeliz”. Emre Yeliz’i Azradan önce tanımıştı araları çok iyiydi. Yeliz’in olması Emre’nin az da olsa yüreğine su sermişti. Ne yani Azra’ya güveni yok muydu? Hayır tabiki vardı. Emre fark etmeden “Bak bu arkadaşlık aşka dönüşmesin, ne de olsa iki gün aynı evde kalacaksınız?” dedi. “Saçmalama normal arkdaşlarım onlar, asla öyle bir şey olmaz” dedi öfkeyle karışık Azra. Bu yanıt Emre’yi biraz rahatlatmıştı. Ertesi gün Azra’nın yokluğunda Emre internete girmedi. Kitap okumaya çalıştıysa da sevgilsi aklından çıkmadı. Her kelimesinde iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması belirdi. Bir gün de özlemişti onu. Vakit çok nazlıydı bugün.
Telefonu çaldı arkadaşlarının dolaşma teklifini kabul etti. Hem böylece zaman da geçerdi. Ertesi gün Emre’nin sevgilisine olan özlemi daha da arttı. Artık bir şeyin farkına varmıştı Azra’yı çok seviyordu. Emre bu günü de sevgilisi ara ara aklına gelse de arkadaşlarıyla geçirdi.Emre yatağına uzandığında “Acaba” dedi. “Acaba ben de benim onu özlediğim kadar özleniyor muyum?” Zor bir soruydu kendisi de kabul etti. Nihayet sabah olmuştu. Emre her sabah yaptığı meşhur –Azranın her zaman söylediği- kahvaltısını yapmadan internete girdi. Azra’ya kavuşabilecek olmanın ateşiyle yanıyordu. Evet evet Azra da interetteydi. “Merhaba canım” dedi Emre heycanlıydı. “Selam canım” diye karşılık verdi Azra. Emre, “Seni o kadar özledim ki iki gün geçmek bilmediği. Yokluğunda öğrendim varlığının kıymetini (Bu sözü kendisi de beğendi.) dedi sonra. “Bende canım” dedi Azra.
“Sanki uzun bir süredir konuşmuyoruz gibi hissediyorum kendimi” diye devam ettirdi sözlerini. Bu söz içten içe hoşuna gitmişti Emre’nin. “Nasıl geçti?” diye sordu Emre. “Çok güzel geçti” diye cevap aldı. “Sen neler yaptın?” diye sordu Azra. “Seni özlemekten başka bir şey yapmadım” diye cevap aldı. “Annemle çok büyük kavga ettim” dedi tekrar Azra. “Bıktım artık bir gün kaçacam bu evden her şeye karışıyorlar para da vermeyeceklermiş” diye devam etti. Emre Azra’nın bu yorumuna kızdı evden kaçma gibi bir cahilliği asla yapmaması gerektiğini, annesinin bir şeye canın sıkkın olabileceğini söylese de Azra pek oralı olmadı.
“Canım bir şey konuşmamız gerek dedi Azra.” Emre’ye heycan bastı. Emre’nin ateşi yükselirken Azra devam etti. “Bak canım sana yalan söyleyecek değilim. Dağ evinde bir arkadaş benden hoşlandığını söyledi. Ben de şaşırıdm arkadaş olduğumuzu söyledim. Israr edince de düşünmem gerektiğini belirttim.” Kelimeler Emre’nin beyninde zincirleme kaza yapmışçasına vuruyordu. Emre’nin kafası fren iziyle doldu. Çok sinirlendi Emre yazmaya çalıştı ama ellerinin titremesinde harfleri tutturamadı.
Yazmadığı her saniye Azra’nın yazdıklarını tekrar okuyarak geçiyordu bu onu daha da deli ediyordu. Daha baştan biliyormuş da ondan uyarmış gibiydi. İnanılır gibi değildi. Delicesine sevilirken bu yapılamazdı. “Hayır olmaz” diye geçirdi içinden Ama kelimeler gözüne girecek şekilde duruyordu. Bişeyler yazmalıydı parmakları hafif hafif klavye üzerinde hareketlendi. “Yazık!” dedi. “Yine aşkın b.ktan kısmı bana kalan. iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması farklı duygular sırasında geldiğin için farklı sanmıştım seni. (bu söz de güzeldi ama bir yere kaydetmenin zamanı değildi.) Ben seni çok sevmiştim. Sen de diğerleri gibi yalanmışsın. Artık yapabilecek bişeyim yok. Tüm yaşanılmışlar için teşekkür ederim mutluluklar… Ama ben seni gerçekten çok sevdim…” deyip hızlıca laptobunun kapağını kapattı. Kan beynine sıçramış gibydi bir süre kıpırdamadı öylece baktı. Arkadaşlarına da hiç bişey anlatamazdı artık bıkmışlardı ayrılıklarından. Bu 4. terkediliş olmakla beraber, 3 tane de ihanete uğramıştı. Azra’yla beraber olmaya başladığından itibaren geçmişi az da olsa unutmuştu.
Emre’nin sorunları vardı bunlar iyice kendini belli ediyordu. Eski Emre yoktu. Her şeye sinirlenen bağıran çağıran bir Emre vardı. 5 gün girmedi internete. Psikologuna daha sık gider oldu. Ailesinin neler olduğu konusunda sıkıştırmaları nafileydi. 1 aya yakın geçen zamanla internetle ilişkisini kesmişti. Üniversitede gruplara takılıyordu. Bağımlılık hap yapan ilaçlar kullanmaya başladı. Üniversitede yaptıkları bir kavgada kolu kırıldı. Emre bu 1 ay da hiç eve uğramaz oldu. Parasız kalıp da cep telefonunu sattığı için ailesi ulaşamıyordu. Zaten ulaşsa da pek bir şey değişmez gibiydi. Bir zamanlar en sevmediği müzik türü olan metal müzik de dinlemeye başladı. Emre kendini tanımıyor, tanımak için uğraşmıyordu. 2 ay hiç internete girmedi. Azra’yı unutmuş hissediyordu. Hani, …
Bu arkadaşlık aşka dönüşmesin sonra değip de bunun “imkansızlık” şeklinde cevap veren Azra’yı… Sözünde durmayan insanı. Unutmuştu onu. 2 ayın sonunda uyuşturucu haplara olan bagımlılığı iyice arttı. Her gün bir yerde kalıyordu. Ne evi belli ne yatağı. Bir gece de Mustafa’nın evinde kaldı. Beyni uyuşuk Mustafa internet başında şuusuzca bakmaktan vazgeçip yatağına gittiğinde, Emre 2.5 ay sonra ilk defa internetle karşı karşıya kalıyordu. Saat 3.47’de maillerini kontrol etmek istedi.
Mailinde 11 tane yeni mail vardı. Hepsi Azra’dan gelmişti. Emre ilk gelen maile tıkladı o an soğuk soğuk terledi. Beyaz sayfa ekranla birlikte Emre’nin yüzünü de aydınlattı:
“Canım annem çok moralimi bozmuştu Ben de biraz seni kızdırmak istedim hepsi şakaydı. sanırım berbat oldu affet beni offfffff.”Emre öylece kalakaldı. Terkedildiği an gözlerinin önüne geldi. Her şey çok garipti. “Aşklar” dedi “Çok garip… Başlayıp ve bitişler çok garip… İnsanlar çok garip… Azra çok garip…”Emre diğer mailleri okumaya cesaret edemedi…

18 Mayıs 2010 Salı

Abdurrahman iyinet frmtr trkygnclr Çaycı webmaster seo yarışması

Abdurrahman Çaycı

1927 yılında trkygnclr webmaster Bitlis'in Ahlat ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kastamonu, lise öğrenimini Kayseri’de tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. İsviçre’nin Neuchatel Üniversitesi’nde “La Question Tunisienne et webmaster seo yarışması Politique Ottomane” konulu tezi ile doktorasını tamamladı. 1968’de doçent, 1975’de de profesör unvanını aldı.

Kayseri Lisesi müdür yardımcısı olarak iyinet frmtr trkygnclr görev yaptıktan sonra, İsviçre Bölgesi Kültür Ataşe ve Müfettiş Yardımcılığı, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Kurucu Başkanlığı, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Başkanlığı, Erciyes Üniversitesi Rektör Yardımcılığı ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kurucu Dekanı iyinet frmtr trkygnclr görevlerinde bulundu. TRT Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkan Yardımcılığı yaptı. Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitisü Müdürü iken emekliye ayrıldı. 1983-2001 yılları arasında Atatürk Araştırma Merkezi Bilim Kurulu Üyeliği yaptı. iyinet frmtr trkygnclr

Prof. Dr. Abdurrahman Çaycı'nın “La Question Tunisienne et La Politique Ottomane” ve “Büyük Sahra’da Türk-Fransız Rekabeti” isimli eserleri iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Arapça’ya tercüme edildi.

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Milli Bağımsızlık ve Çağdaşlaşma frmtr trkygnclr webmaster Önderi, Hayatı ve Eseri” ile “Türk-Ermeni İlişkilerinde Gerçekler” başlıklı eserleri Atatürk Araştırma Merkezince yayınlandı. Adı geçenin Atatürk, Milli Mücadele, çağdaşlaşma ve Kuzey Afrika Türk Tarihi ile ilgili yayınlanmış bir çok makalesi bulunmaktadır.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Bir Aşk Gerçeği AĞLICAKSINIZ
Sabah uyandığında midesinde bir yanmahisseti.Yanmanın nedeni akşam yedikleri değil,uyanır uyanmaz bugün yapacaklarının aklına gelmesiydi.Bugün 2 yıldır götürmeye çalıştığı bir birlikteliği bitirecekdi.Aslında bunuyapmakda geç bilke kalmıştı.
'Bitmeli dedi içinden' ,Hergün iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması.Genç adam bunları düşünürken suratı şekilden şekile giriyordu.Süratle giyinerek dışarı çıktı.Bugüne kadar hiç bekletmemişti onu,şimdide bekletmemeliydi.İstanbul,soğuk ve yağmurlu bir Nisan ayı yaşıyordu.Genç adam gök yüzüne bakarak iç geçirdi; 'Bulutlar bizim yaşayacaklarımızı biliyor,onlar bile ağlıyor halimize'...
BULUŞMA VAKTİ
Artık Kadıköy iskelesindeydi.Birkaç dakikalık beklemeden sonra karşıdan kız arkadaşının geldiğini gördü.Şimdi midesindeki ağrı dahada artmıştı.
Beşiktaş'a geçtiler.Yolculuk sırasında hiç konuşmadılar.Genç kız,sevgilisinin bu durgunlığuna anlam verememişti.Nereden bilecekdi bugünayrılık çanlarının çalacağını...
Beşiktaş'a geldiklerinde bir cafede oturdular.Genç kız iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması sevgilisinin kendisine bişey söylemek istediğini. iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması,birazda sinirlenerek'Söylesene,ne diye bekliyorsun' dedi.Genç adam içini çektikden sonra'Sence biz nereye kadar gideceğiz?' diye sordu.Genç kız,' Bunu sorma gereğini niye duydun?' diye yanıt verdi.Genç adam söze başladı...'Birkaç ay önce akşam 23.00 sana telefon açıp senim için yazdığım şiiri okumak istemiştim.Sen bana' Sırasımı şimdi canım yaa,işin gücün yokmu' demiştin.Biliyormusun o an nkavt olan bir boksör gibi hissettim kendimi.Özür dileyip telefonu kapatmıştım.Daha sonra benden bu şiiri hiç istememiştin.Geçenlerde hasta olup yataklara düştüğümde arkadaşlarımla birlikte sende gelmiş,Meral'in 'sen şanslısın,sevgilin sana bakar' sözüne 'İşim yokda sanamı bakacağım,annen baksın'demiştin.Hatırladın mı?
DUYGUSALLIĞI SEVMEM iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Genç kız,'Biliyorsun ben duygusallığı sevmiyorum.Hem hasta bakıcı gibi göründüğümü kimse söyleyemez' diye yanıtladı.Genç adam güldü, 'Evet canım haklısın.Zaten olmak istesende bu kalbi taşıdığın sürece hasta bakıcı,hemşire falan olamazsın.'
Genç adam devam etti...'Bana şimdiye kadar kaç kere sabahın erken saatlerinde güzel sözcüklerden oluşan bir mesaj cektin?Hiç...Hatta günün hiçbir saatine çekmedin.Duygusallığı sevmeyebilirsin.Ama sen seni seven insanlarıda mutlu etmeyi sevmiyorsun.Halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanları mutlu etmeyi seviyorum.Seni tanıdığımdan beri her sabah,her akşam,her gece yani seni andığım her saat tatlı bir mesajım vardı senin için biliyor musun?Seninle ben akla kara gibiyiz.Genç kız anlamıştı,'Yani ne istiyorsun benden şair olmamımı?'
Genç adam tekrar gülümsedi içinden.Dün gece ayrılık karaının nekadar doğru olduğunu düşündü. 'Hayır' dedi, 'Şair olmanı istemiyorum.Olamazsın da...Biz ayrılmalıyız.Ayrılsak ikimiz içinde en hayırlısı bu olacak.
Genç kız şaşırmıştı,'Neden ama?Ben seni seviyorum.Seninde beni sevdiğini sanıyordum.
Genç adam iç çekerek'Hayıt canım,sen beni sevdiğini zannediyorsun.Eğer beni sevseydin şimdi başka şeyler konuşurduk' dedi.
Genç kızın gözleri yaşarmıştı.Genç adam cebinden çıkarttığı mendili uzattı,gen kız gözyaşlarını silerek 'Sen bilirsin,umarım beni bir başkası için bırakmıyosundur...' dedi.
Genç adam'Nasıl böyle bişey düşünürsün, senden başka kimse olmadı ve uzun zaman da olacağını sanmıyorum' yanıtını verdi.Genç adam ve genç kız iki sevgili olarak oturdukları bu masada artık iki yabancıydı.Birkaç dadika sessizce oturdukdan sonraGenç kız 'Tamam o zaman sana mutluluklar dilerim' diyerek elini uzattı.Genç kızın sesi ve eli titriyordu.Genç adam, 'İstersen arkadaş kalabiliriz' dedi.Birbirlerine son kez sarıldılar.
BEN DOĞRU YAPTIM
Genç adam doğru yaptığına inanıyordu.Eve döndüğünde yürümekden bitap bir haldeydi.Odasına girdi.Gece bitmek bilmiyordu.Sabah erken kalkıp işe gidecekdi,uyumalıydı.Birkaç saat sonra uykuya dalmayı başardı.Sabah 7'de saatin ziline uyandı.Evden çıkacağı zaman cep telefonuna baktı,mesaj ve 10 cevapsız arama vardı.Yorgun olduğu için duymamıştı telefonun sesini.Aramalar ve mesaj sevgilisindendi.Heyecanla mesajı açtı,şunlar yazıyodu
Sadece onları sevmeyi sevdim iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Hepsini onlarsız yaşadımda
Bir seni sensiz yaşayamıyorum
Bu aşkı tek kalpte taşıyamıyuorum
Sana yemin güzel gözlüm bir tek seni sevdim
Ve seni severek öleceğim,elveda birtanem...
Genç adam şaşırmıştı.Onu tanıdığı günden beri ilk defa şiir alıyodu ve üstelik sabahın beşinde yazmıştı.Heyecanla onu aradı,telefonu yabancı bir ses açtı.Genç adam ' nalan'la görüşebilirmiyim?' dedi.Ama karşıdaki ağlıyordu,hıçkıra hıçkıra hem de...Ben onun annesiyim yavrum,kızım bu sabah intihar etti.Gece sabaha kadar birilerini arayıp durdu.Sabah odasının ışığını sönmemiş görünce girdim.Yavrum kendini asmıştı........
YIĞILIP KALDI
Genç adam beyninden vurulmuşa döndü.Bir gün önceki miğde ağrısının iki katını çekiyordu şimdi.Olduğu yere yığılıp kaldı...
Birkaç ay sonra iki doktor konuşuyordu iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması karşıdaki hastanın durumunu soruyordu.Doktor yanıt verdi...'Haaa o mu? Üç ay öncegetirdiler.Kendisi yüzünden bir kız intihar etmiş.O günden sonra cep telefonunu hiç elinden bırakmamış.Devamlı birşeyler yazıp birine yolluyor.Geçenlerde merak ettim.Ouyurken gönderdiği numarayı aradım.Numara 3 ay önce iptal edilmiş.Gelen mesajlarda bir şiir var.Bu adam duygusalmı bilmem ama benim anladığım kadarıyla şiiri yazan çok duygusal biriymiş..........

9 Mayıs 2010 Pazar

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Evet, O Evliydi
Soğuk bir kış günüydü ve yerler bembeyazdı. Birbirimizi görünce yüreğimizi öyle bir sıcaklık kapladı ki ikimiz de aşk ateşiyle yanıyorduk artık. Günler birbirini kovalıyor, saatler öylesine güzel geçiyordu ki zamanın farkına bile varmıyorduk.iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

Bu güzellik onun benden sakladığı o kocaman yalanı öğrenene kadar devam etti. Evet, o evliydi... Ve de çocuğu vardı. Benden bunu saklamıştı. Öğrendiğim o an dünya başıma yıkıldı.Kalbimdeki sızıyı tarif edemiyordum. Göz yaşlarım sel olmuş akıyordu.Gittim ,ondan uzaklaştım. Arkama bile bakmadım. Yüreğimdeki o büyük aşkla beraber ben de yok olmuştum.Bana yapılanları, söylenen yalanları kendime yakıştıramıyordum. Ama o benden vazgeçmemişti. Çok savaştı iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması yeniden birlikte olmak için. Aileme kabul ettirmeyi başardım ve yeniden başladık. O eşinden ayrılmıştı. Daha da kenetlenmiştik. İleriye yönelik planlar yapıyorduk.Hayaller kuruyorduk. Evlilik fikrini aileme de anlatmıştım. ’Mutlu olacağına inanıyorsan sen istediğini yap dediler. Mutluydum. O küçücük yüreğim ’pıt pıt’ atıyordu. Ama yine ters giden bir şeyler vardı. O yine değişmişti ve benden uzaklaşıyordu. Buna dayanamayıp bitmesi gerektiğini söyledim ona. Tereddütsüz kabuk etti. Telefonlara yanıt vermiyor, beni aramıyordu. Doğum gününde onu aradım. Ama telefona çıkan bir kadındı. Yine yıkıldım. Öğrendim ki benden ayrıldığı süre içinde ikinci kez evlenmişti. Üstelik de ondan da kısa süre içinde ayrılmış sekreteri ile çıkmaya başlamıştı. Yaşadıklarıma inanamıyordum. Bu durumu birde aileme anlatmak vardı. Neyse ki onlar çok olgun davrandılar. Ama ben hala o yalancı insanı düşünüyordum. Aradan altı ay geçti kendimi zar zor toparlamıştım. Bir gün beni aradı. Beni sevdiğini unutamadığı her şeyi unutup yeniden başlayabileceğimizi söyledi. O anda içimdeki büyük sevgi nefrete dönüştü. Ve onu reddettim. Şimdi ayrılığımızın yedinci ayındayız onu unutmadım .iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Hayatıma kimseyi sokmadım. Erkeklerden hep korktum. Yine aynı şeyleri yaşamak, yine aynı acıları çekmekten korktum. Biliyorum ki hayatımda kimse olmayacak. Çünkü o beni bu genç yaşımda hayata küstürdü, toprağa gömdü.
Ona son sözüm şu: Bana bunları yaşattığın için hayatın boyunca sende mutlu olma.iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması